Japonya Savunma Bakanlığı, hava-hava füzesi üretimini güçlendirmek ve dışa bağımlılığı azaltmak amacıyla ABD ile gerçekleştirdiği ortak üretim çalışmalarını genişletme kararı almıştır. Bu karar çerçevesinde, Japonya'nın F-35A ve F-35B filo uçakları için toplamda 1.200 adet AIM-120 AMRAAM füzesi tedarik etmesi planlanmaktadır. Hedef, Japonya'nın savunma sanayisini güçlendirerek, yerli üretim kapasitesini artırmak ve güvenlik ihtiyaçlarını karşılamaktır.
Proje kapsamında yapılan görüşmeler, en az 2024 yılından bu yana devam etmektedir. Japonya'nın Mitsubishi Electric şirketi, AIM-120 AMRAAM füzelerinin üretimi için ABD merkezli Raytheon ile ortaklık müzakerelerinde bulunmayı resmi olarak doğrulamıştır. Bu sürecin temel amacı, Türk Hava Kuvvetleri ve diğer müttefik güçlerin kullandığı bu önemli sistemin, Japonya’da da üretilmesini sağlamaktır. Ortak üretim ile, Japonya'nın füze üretiminde dışa bağımlılığının minimize edilmesi beklenmektedir.
AIM-120 AMRAAM füzesi, hem Amerika Birleşik Devletleri hem de bazı Avrupa ülkeleri tarafından kullanılan NASAMS hava savunma sistemlerinde de yer almaktadır. Bu füze, yüksek irtifalı hedeflere karşı etkili olmasının yanı sıra, hava üstünlüğü sağlamak amacıyla da stratejik bir öneme sahiptir. Japonya Savunma Bakanı Shinjiro Koizumi ve ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth arasında yapılan görüşmeler, projenin detaylarını belirlemeyi ve iki ülke arasındaki işbirliğini geliştirmeyi hedeflemektedir. Bu bağlamda, her iki ülke de savunma teknolojileri alanındaki işbirliğini artırmaya yönelik adımlar atmaktadır.
Projeye dahil olan ortak üretim tesisinde, AIM-120 füzelerinin montajı Japonya’da gerçekleştirilecek. Ancak bu durum, füzenin tüm bileşenlerinin yerli olarak üretileceği anlamına gelmiyor. Bu nedenle, bazı bileşenlerin hâlâ ABD'den tedarik edilmesi gerekebilir. Yine de Japonya'nın kendi iş gücü ve teknoloji potansiyelini artıracak olan bu projede yerel üretimin artsa da, tam bir bağımsız üretim gerçekleşemeyeceği göz önünde bulundurulmalıdır.
Japonya'nın bu adımı, uluslararası ilişkiler ve savunma işbirliği bağlamında önemli bir gelişme olarak değerlendiriliyor. 2026 yılı itibarıyla hayata geçecek olan bu proje ile, Japonya'nın savunma kapasitesinin önemli ölçüde artırılması hedeflenmektedir. Hem Shinjiro Koizumi hem de Pete Hegseth, bu ortaklık sayesinde uluslararası güvenlik dinamiklerini güçlendirmeyi ve bölgesel istikrarı sağlamayı amaçlamaktadır. Böylece, Japonya'nın savunma sanayisinde gelişim sağlarken, ABD ile ilişkilerini de daha güçlü bir hale getirmeyi planlamaktadırlar.
Kaynak: Ekonomim