Ege Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (ESİAD), Türkiye'nin ihracatını artırma yollarını tartışmak amacıyla 2 Kasım 2026 tarihinde önemli bir toplantı düzenledi. Toplantı, Türk sanayisinin geleceği ve sürdürülebilir büyüme stratejileri açısından kritik bir öneme sahipti. Katılımcılar, özellikle üretim ve finansman konularındaki zorluklar ile ihracatın kalıcı hale gelmesine yönelik gerekli önlemler üzerinde yoğunlaştılar.
Toplantının açılışında, derneğin Yönetim Kurulu Başkanı Sibel Zorlu, Türkiye’nin ihracatının artış göstermesine rağmen, üretim üzerinde devam eden baskıların bu başarıyı sürdürülebilir kılma konusunda önemli engeller oluşturduğunu vurguladı. Zorlu, "Üretimi ve yatırımları artırmadan ihracatta kalıcı başarı yakalayamayız." diyerek, üretim ve yatırım stratejilerinin ivedilikle geliştirilmesi gerektiğinin altını çizdi. Ülkenin ekonomik büyümesinin, dış pazarlarda daha fazla yer bulmak ve rekabet gücünü artırmak adına bu unsurlara dayandığını ifade etti.
Aynı toplantıda, ESİAD Ekonomi Gözlem Grubu Başkanı Muhittin Bilget de önemli değerlendirmelerde bulundu. Bilget, Avrupa Birliği’nin korumacı politikaları üzerine konuşarak, bu durumun Türkiye için taşıdığı risklere dikkat çekti. Avrupa'nın korumacı tavırlarının, Türkiye’nin Avrupa üretim ve tedarik zincirlerindeki rolünü olumsuz etkileyebileceğine dair uyarılarda bulunarak, "Türkiye’nin kapsam dışı bırakılması, firmaların yatırım ve üretimlerini yurt dışına kaydırmasına yol açabilir." ifadesini kullandı. Bu açıklama, özellikle Türk sanayicilerinin Avrupa pazarındaki rekabet avantajlarını kaybetme riski üzerine düşündürdü.
Toplantıda ayrıca, 2026 yılı itibarıyla Türkiye'nin mevcut ihracat rakamlarının yaklaşık 211 milyar dolar olarak belirlendiği ve sektörel bazda hedeflenen büyümenin ise %5,2 seviyesine ulaşması olduğu ifade edildi. Ancak, iç pazarında yaşanan çeşitli engellerin üretim üzerinde olumsuz etkiler yaratmaya devam etmesi, katılımcıların geleceğe dair karamsar düşünceler geliştirmesine neden oldu. Özellikle iç pazar koşullarındaki belirsizliklerin, küresel pazarlarda rekabet gücünü zayıflattığına dair endişeler dile getirildi.
Sibel Zorlu'nun ve Muhittin Bilget'in görüşleri, Türkiye'nin ekonomik durumu hakkında daha derinlemesine bir analiz yapma amacı güdü. Yapılan bu değerlendirmeler, üretimde yaşanabilecek aksaklıkların uzun vadede ihracat rakamlarına olumsuz yansıma ihtimalinin arttığını ortaya koyuyor. Dolayısıyla, iş insanları, hükümet ve ilgili kurumların, üretim ve yatırım stratejilerine ağırlık vermeleri gerektiğini kabul ettiler.
Sonuç olarak, ESİAD’ın düzenlediği bu toplantı, Türkiye’nin ihracat hedefleri doğrultusunda hem fırsatların hem de zorlukların belirlenmesine önemli katkılar sağladı. İhracatın artırılması için alınacak somut önlemler ve stratejilerin oluşturulması, Türk sanayisinin geleceği açısından kritik bir adım olarak değerlendiriliyor.
Kaynak: Ekonomim